30 Temmuz 2014 Çarşamba

Sen kokuyorum, ben kokuyorsundur...


Bir telinden düşüp bir diğerine tutunduğumdu saçların. Sahili döver gibi vuruyorken sırtına, emanet ettiği bir kokun vardı boynuna. O emanet, yüklendiği rüzgarlarla dolaşıp duruyor şimdi burnumda. Bu durumda konunun en açık ifadesiyle, özlendiğini bil istiyorum.

Sevilen insan boynundan kokar.

Boyu posu endamı bilmem de, seven sevdiğini boynundan koklar.

İnsan insana bakışmaktan hızlı geçer koku.

Şimdilerde ola ki duygularını emanet ettiğin biri varsa hayatında ve mutlu olmayı ümit ederek boşa zaman harcıyorsan, harcama.

Yol yakınken ya da uzakken ve henüz ikimiz de ölmemiş yaşıyorken; böyle bir yol varken.

Dön.


Özlediğim kokun, bana boynunun borcudur...

Mehmet Ercan'ın kaleminden...

Sarılınca kokusu sinenlere gelsin o vakit :)


 

28 Temmuz 2014 Pazartesi

Gittim, Gördüm / İki günde Amsterdam...

Delilik evet...!


Gezmeye gitmek konusunda gaz insanıyımdır. Sağlık sorunu yoksa kalk gidelim denmesi yeter. Programı yapar bavulu hazırlarım.

Yer : Amsterdam
Tarih : 5-6 Temmuz


Arkadaşım Mayıs ayında twitterdan yazmıştı. "5 Temmuz'da Sensation var ayarla da gidelim" diye. Hayır der miyim? :)

Uçak biletlerini, parti biletlerini aldık 5 Temmuz sabah uçağı ile soluğu Amsterdam'da aldık.

Bu şehir 2 günde gezilmez bunu anladım. En kısa sürede tekrar gelinmek üzere gidilecek yerler listesinde üst sıralarda...

Efendim.. Şehir düz. Her yere tram ile gidebiliyorsunuz. Günlük seyahat kartlarından alırsanız çok rahat edersiniz.

Çok gezemedik zaman kısıtlı olduğu için. Dam Meydanı'na yakın olan Swiss Otel'de kaldım. Personel çok ilgili ve samimi. Daha önce giden çoğu arkadaşım ev kiralayıp konakladı ama ben bir gece kalacağım için otel tercih ettim.

Otel gidip bavulu odaya bırakıp kendimi sokağa attım. Yürürken esrar kokusunu çok yerde alıyorsunuz bunlar normal. :)

Magic Mushroom'lar dan aldım bir kutu tadı biraz tuhaf çok yemedim o yüzden bir şey anlamadım desem yalan olmaz.

Akşam için beyaz elbisemi spor ayakkabılarımı (malum hoplayıp zıplayacağım) giyip metro ile Amsterdam Arena yolunu tutuyorum... Herkes bembeyaz :))

Ramazan ayı içerisinde tatil yapmamayı öğrenemedim ben. Alkol almıyorum da zor oluyor sadece redbull :))

Adamlar bu işi biliyorlar. Sahne, Showlar, djler ve Martin Garrix bir muhteşem...!

Bu kız ne yaptı Ne yedi orda derseniz..
Öğlen yemeği için "Bami" yedim. kroket gibi bir şey birde burada Beyoğlu'nda ki patates kızartan dükkanlar var.

Çok renkli bir şehir. Peynirleri çok ünlü. Babam için bir minik kalıp aldım. Pancake Bakery'de mutlaka pancake yiyin derim.

Adres: Prinsengracht 191
Tel: +31 20 625 13 33
web: www.pancake.nl

Bloemenmarkt'a gidin..
I Amsterdam yazısının orda fotoğraf çektirmeden olmaz :)

Ben iki gün hatta toplam bir gün de çok gezemedim. Tekrar gideceğimden eminim..

 







 
 




The Pancake Bakery