8 Eylül 2017 Cuma

Gittim, Gördüm - Rodos (Rhodes)



24 Temmuz – 26 Temmuz 2017


(Domain ile igili sorunlar yazıları biriktirmeme sebep oldu..)

Yine upuzun bir yazı, bol plansızlık, bol eğlence, bol değişiklik içeriyor..

Yaz tatilimin bir haftasını yeni merak sardığım Kitesurf için ayırayım dedim. Daha önce ders alan arkadaşımda bize hafta sonu katılacak. Öyle planladık.. J

Arkadaşımızın aracı ile gidiyoruz ben sizi istediğiniz yere götürürüm benim arabayla gidelim dedi. Sabaha karşı yoldayız. Şansımıza trafik yok yollarda güzel yormuyor. Öğlene doğru Akyaka’dayız. Hemen pansiyonumuza bavulları bırakıp kendimizi plaja atıyoruz. Deniz Azmak Nehri ile birleştiği için bir soğuk bir sıcak. Akşama kadar yattık. Yorgunluk uzanıp yayılınca çıkıyormuş azizim..

Akşam yemeğimizi Pizza Fellas’ta yiyip, Assos Cafe’de kahvemizi içip, No:22’ye geçiyoruz. Halk dilinde Müco diyorlar ama bilenen adı ile Jabbar’ı dinleyeceğiz.. Biz bar kısmında takılıyoruz. Şişeleri çevirmeye çalışan barmen adayının kırdığı şişeleri, daha deneyimlisi olan Alex ile sayıyoruz.. Mayıs ayından beri takıldığım “Raf” şarkısını söyleyecek onu bekliyorum aslında J (en son söyledi programı bitirdi..)

Ertesi sabah yola koyulup Rodos’a gideceğiz. Planda yoktu öyle laf arasında konuşurken pasaportları yanımıza alalım giderken demiştik. Daha önce pasaportumun yanımda olmaması sebebi ile çok sevdiğim yunan adalarından birine geçememiş olmanın verdiği üzüntüyü yine yaşamamak için bu sefer tedbirliyim. Arkadaşıma da İstanbul’dayken hatırlattım yanına aldı.

Gece bavulları topladık Sabahın köründe minibüs ile yola çıkacağız oradan aktarma ile Marmaris merkeze gideceğiz. (Kesinlikle arabasız olmaz Muğla’da.. Bilsem işinin çıkacağını ben kendi arabam ile giderdim.) 1 gün kalıp döneriz dedik gidiş dönüş bilet aldık bilseydik onu da tamamen Rodos tatiline çevirirdik 3-4 gün kalırdık. Neyse biz moralimiz bozmadan tatilimize devam ettik..

İlginç şeyler yaşadım bir İstanbul’lu olarak ta çok şaşırdım. Bize merkeze giden minibüslerde “Marmaris” yazılı tabela var dediler. Bizde minibüslere ona göre bakıyoruz. Bir tane geldi bizim 20-25 mt. gerimizde durdu bende el işareti yaptım önümüzde durdu. “Amca biz Marmaris Rodos feribot limanına gideceğiz yakınından geçiyor musunuz?” dedim. “Gelin kızım gelin bırakırız” dedi. Minibüs dolu iki kişilik yer var, ben tam yolu öğrenmek için önde kaldım birde ücreti vereceğim. Daha önce de Marmaris’e gittiğim için biraz biliyorum ama tam olarak ineceğimiz yeri ve ücreti sordum. “ Ben sizi bankaların orda indiririm biraz yürürsünüz kızım olur mu?” dedi. “Olur tabii amcacım şeyy ücreti söylemediniz” dedim. “Ne ücreti kızım servis aracı bu” demesi ile amcanın ben iptal… “Aaaa E niye durdun amca” dedim. “Sizi yolda mı bırakacaktık?” dedi.. Yanımdaki kızlar gülüyor ben şaşkın suratla oyle kaldım.. Muğla insanı çok başka.. Gerçekten başka.. İnerken servisteki kızlara sordum bir çay/kahve parsı ver yeter dediler.. İnerken bin teşekkür ile parayı verdim “Olmaz olmaz çıkışları sonrasında ısrarıma dayanamadı “Allah razı olsun” dedi. Asıl Allah senden razı olsun tonton amca..

Feribot saatine vakit olduğu için biz sallana sallana yürüyoruz. Teknelere baka baka marina içinden geçip limandan biletlerimizi alıp pasaport kontrolü sonrasında feribottayız. İkimizde uyumuşuz. 1 saat sürüyor yolculuk ama o şekerleme ilaç gibi geldi.

Benim Yunanistan sevgim bir başka. 2.memleketin senin diyor arkadaşlarım. Her ay bir Alexandroupoli yapardım. Şu ara neden gitmiyorum bilmiyorum.. (tez gidile)

Rodos…

Oniki adanın en büyüğü, konumu itibari ile Doğu Akdeniz’in en önemli deniz yolu ticaret merkezi haline gelmiş, önce Roma daha sonra Bizans İmparatorluğu’nun hakimiyetine girmiş 1309 yılında Tapınak Şövalyeleri fethetmişler. Osmanlı İmparatorluğu 1523 yılında Rodos’a girmiş Yunan halkı surların dışında yaşamak durumunda kalmışlar. O dönemden kalan cami ve hamamlar halen duruyor.. 1912 yılında İtalya, 1948 yılında resmen Yunanistan toprağı olmuş.

Unesco tarafından Rodos Antik Kenti 1988 yılında Dünya Mirasları Listesi’ne alınmış.

Biz 1 gece kalacağımız için Türk bir abimizin yönlendirmesi ile Eleni ile tanışıyoruz. Tipik Rum kadını Eleni.. Sadece 1 gece kalacağımızı söylüyoruz o da zaten 1 odası olduğunu söylüyor. Görün sonra karar verin dedi. Taş ev (kendi evi de orada) ve taş oda gösterdi bize.. Bayıldık hemen ödemeyi yaptık üstümüzü değiştirip direkt sokağa fırladık..

Bir günlük planda eski şehri gezebileceğimizi diğer bölümleri araç/motorsiklet ile gezilebileceğimizi çözmemiz uzun sürmedi. J Sokaklarda kaybola kaybola dolaştık Elli Beach daha yakın olduğu için orayı seçtik.

Deniz tuzlu tertemiz, plaj çakıl, şezlonglar minderler plajda takılanlar şahane.. Kız arkadaşlarımdan çok dua aldım. En son gelen superman ile kapanış yaptım..

Akşam yemeği için iki restaurant seçtik ikisinden hangisini beğenirsek ona gideceğiz. “Tammam” ve “Koukos” (ikisi de muhteşem..)

Yorgunluktan ölmeden uyumayı tercih edip çok geç olmadan pansiyonumuza döndük. Ertesi gün akşamüzeri dönüyoruz diye bavulları alıp Eleni’ye verdik. 17:00’de feribotumuz var..

4-5 saatimizi yine Elli Beach’te bu sefer Ronda’nın plajında değerlendiriyoruz. Mekan yıkılıyor..

Bir sonraki Rodos seferimde yapacaklarımı ayrıca yazıp dönüşe geçiyoruz. Ben Dalaman’dan İstanbul’a arkadaşım İzmir’e geçiyor. Yalnız uçağa yetişmemin pasaport kuyrugunu görünce imkansız olduğunu anladım.. En sevimli halimle liman polisine gidip "Çok özür dilerim bu sıra ne kadar sürer uçağım var yetişemeyeceğim sanırım" dedim. "1 saat sürer siz benimle gelin"dedi. Adamı takip ediyorum başka bir kapı açtı, çıkış kapısından kırmızı şeritleri açtı bizi başka bir bölüme aldı pasaport polisine "Hanımefendinin uçağı var saati çok yakın öncelik verelim uçağını kaçırmasın" dedi. Diğeride "tabi ki buyrun geçin" dedi. Pasportlarımızı alıp gitti işlemleri yaptırdı 2 dk.sonra geri geldi. Nerdeyse 300 kişi hatta daha fazla olabilir beklemeden işlem yaptırdık. Defalarca teşekkür ederek ayrıldık limandan...

Muğla'yı ve Muğla halkını çok seviyorum...


Kısa ama bol değişkenli bol şaşırtan tatil oldu..

Rodos’ta;

Görün,

Old Town
Rodos Kalesi
Şövalyeler Caddesi
Arkeoloji Müzesi
Elli Beach
Ronda Restaurant Bar
Koukos Restaurant (Yemek yemeseniz bile görüntüsü şahane)


Lindos Beach (Göremedim 2.kez geldiğimde mutlaka gideceğim)


Yiyin,

Koukos Restaurantta’ta Jumbo Karides
Tammam Restaurant’ta (Vedat Milor onaylı) Tatlıları ve şarapları şahane yemekler için yorum yapmıyorum pişman olan yok,
Davinci – Artisan Gelato’da Dondurma,
Kahvaltı için pastaneler ve yiyecek çeşitleri oldukça falza..

SLR makinemi yanıma almış olsam da Iphone7 Plus’ta güzel kamera varmış..

Tekrar geleceğim Rodos…










18 Haziran 2017 Pazar

Gittim, Gördüm - Kavala, Xanthi (İskeçe), Alexandroupoli (Dedeağaç)



Artık memleket diyorum arkadaşlarım anlıyor. Bu sefer kuzenim ile gidiyoruz. İlk yurtdışına çıkışı olduğu için kısa süreli ve tek girişli olarak çıktı vizesi. 

Şubat ayında gittik ama buraya da not etmeden duramadım.

Sabah 06:30 gibi yola çıktık. İpsala sınır kapısı üzerinden Kavala'ya kadar gideceğiz. Büyükçekmece' den İpsala 3,5 saat sürdü. Normal hızda ve bir mola ile.. Radarları çoğaltmışlar dikkat edin derim.

2 saat kadar sonra Kavala'daydık. Kavala'da şehir merkezinde dolaştık daha önceden defalarca geldim evet ama her gelişimde ayrı yer keşfettim. Şimdi bir kurabiyeci ve kahve dükkanı buldum enfes kahveleri var. İki paket kahve aldım demleyerek içiyorum.

Kuzenim ile gezilecek / görülecek yerleri tekrar gezdik. 2,5-3 saat kadar dolaştık sonra dönüş yoluna geçtik Xanti'ye doğru..

Kavala'da;

Kurabiye için Marmelo, (Sahilde arkeoloji müzesinin karşısında)
Kahve için Kafetopio Coffee Roastery 

** Cumartesi gününe denk gelirseniz sahilde halk pazarı kuruluyor.

Xanthi / İskeçe

Tipik üniversite şehri. Meydanda hep etkinliklere denk geliyorum. Şehrin tepe bölgesine doğru bir sürü cafe mevcut. Arabayı bi sokağa parkedip bir cafeye çöküyoruz. Yorulmuşum yahu.. Frappelerimizi yudumlayıp soluklanıyoruz. Moladan sonra istikamet Alexandroupoli..

Yalnız dönüş rotamızda yo üzerinde bir yer daha olduğunu gördüm. Porto Lagos.. Deniz üzerinde bir kilise. Mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri bence. Fırsat yaratıp kesinlikle uğramalısınız.

Alexandroupoli.. Benim memleket desem yeri var.. Nasıl seviyorum bilemezsiniz. Her fırsatta günübirlik bile olsa gidiyorum.

Sokak sokak dolaştık. Frappeye filtre kahveye doyduk. Akşam yemeği için efsane mezeleri balıkları olan Aya Yorgi Tevena'yı seçiyorum her zamanki gibi..

Kalamar, Ahtapot, kabak cips ve roka salatası vazgeçilmezim. Bir sürü meze söyledik Ouzo eşiliğinde keyfimize diyecek yok..

Hafta sonu gidecekseniz özellikle yaz sezonunda rezervasyon yaptırmanızda fayda var.

Yazın Ocean 6 Beach'tende faydalanabilirsiniz.

http://www.aigiorgis.com

Telefon : + 30225510-71777

Hava kararmaya başlayınca yavaş yavaş yola koyulalaım free shopta alacaklarımızı alıp eve gece yarısı döneriz dedik. Alışverişten sonra gümrükte kontrol yapılıyor ya.. Benim aracı hiç aramıyorlar :) 

Keyifle bol bol dedikodu yaparak eve vardık..


Kavala Liman


Porto Lagos



Aya Yorgi Restaurant