30 Temmuz 2014 Çarşamba

Sen kokuyorum, ben kokuyorsundur...


Bir telinden düşüp bir diğerine tutunduğumdu saçların. Sahili döver gibi vuruyorken sırtına, emanet ettiği bir kokun vardı boynuna. O emanet, yüklendiği rüzgarlarla dolaşıp duruyor şimdi burnumda. Bu durumda konunun en açık ifadesiyle, özlendiğini bil istiyorum.

Sevilen insan boynundan kokar.

Boyu posu endamı bilmem de, seven sevdiğini boynundan koklar.

İnsan insana bakışmaktan hızlı geçer koku.

Şimdilerde ola ki duygularını emanet ettiğin biri varsa hayatında ve mutlu olmayı ümit ederek boşa zaman harcıyorsan, harcama.

Yol yakınken ya da uzakken ve henüz ikimiz de ölmemiş yaşıyorken; böyle bir yol varken.

Dön.


Özlediğim kokun, bana boynunun borcudur...

Mehmet Ercan'ın kaleminden...

Sarılınca kokusu sinenlere gelsin o vakit :)