Gezdiğim ve gördüğüm şehirlerde yaptıklarımı yazdığım, kişisel paylaşımlarım, önerilerim ve daha fazlası...
14 Eylül 2014 Pazar
13 Eylül 2014 Cumartesi
12 Eylül 2014 Cuma
Çünkü bazı kadınlar..
Çünkü bazı kadınlar,
Yanlış yapmak ve yalnız kalmak arasında bir tercih yaparlar.
Adamına göre değil,
Adabına göre.
Heveslerine göre değil,
Hislerine göre karar verirler.
Sahte mutluluk yerine,
Sade bir yalnızlığı tercih ederler.
İşte bu yüzden bazı kadınlar,
Sınırlarını kendileri çizdiği,
Gizli ve gizemli bir ülkede yaşarlar.
Zorunlu olduklarından değil,
Gururlu olduklarından.
Ve yerlerini sadece
Sabırlı ve yürekli olduğuna inandıkları,
Bir erkeğe söylerler...
Yanlış yapmak ve yalnız kalmak arasında bir tercih yaparlar.
Adamına göre değil,
Adabına göre.
Heveslerine göre değil,
Hislerine göre karar verirler.
Sahte mutluluk yerine,
Sade bir yalnızlığı tercih ederler.
İşte bu yüzden bazı kadınlar,
Sınırlarını kendileri çizdiği,
Gizli ve gizemli bir ülkede yaşarlar.
Zorunlu olduklarından değil,
Gururlu olduklarından.
Ve yerlerini sadece
Sabırlı ve yürekli olduğuna inandıkları,
Bir erkeğe söylerler...
2 Eylül 2014 Salı
30 Temmuz 2014 Çarşamba
Sen kokuyorum, ben kokuyorsundur...
Bir telinden düşüp bir diğerine tutunduğumdu saçların. Sahili döver gibi vuruyorken sırtına, emanet ettiği bir kokun vardı boynuna. O emanet, yüklendiği rüzgarlarla dolaşıp duruyor şimdi burnumda. Bu durumda konunun en açık ifadesiyle, özlendiğini bil istiyorum.
Sevilen insan boynundan kokar.
Boyu posu endamı bilmem de, seven sevdiğini boynundan koklar.
İnsan insana bakışmaktan hızlı geçer koku.
Şimdilerde ola ki duygularını emanet ettiğin biri varsa hayatında ve mutlu olmayı ümit ederek boşa zaman harcıyorsan, harcama.
Yol yakınken ya da uzakken ve henüz ikimiz de ölmemiş yaşıyorken; böyle bir yol varken.
Dön.
Özlediğim kokun, bana boynunun borcudur...
Mehmet Ercan'ın kaleminden...
Sarılınca kokusu sinenlere gelsin o vakit :)
28 Temmuz 2014 Pazartesi
Gittim, Gördüm / İki günde Amsterdam...
Delilik evet...!
Gezmeye gitmek konusunda gaz insanıyımdır. Sağlık sorunu yoksa kalk gidelim denmesi yeter. Programı yapar bavulu hazırlarım.
Yer : Amsterdam
Tarih : 5-6 Temmuz
Arkadaşım Mayıs ayında twitterdan yazmıştı. "5 Temmuz'da Sensation var ayarla da gidelim" diye. Hayır der miyim? :)
Uçak biletlerini, parti biletlerini aldık 5 Temmuz sabah uçağı ile soluğu Amsterdam'da aldık.
Bu şehir 2 günde gezilmez bunu anladım. En kısa sürede tekrar gelinmek üzere gidilecek yerler listesinde üst sıralarda...
Efendim.. Şehir düz. Her yere tram ile gidebiliyorsunuz. Günlük seyahat kartlarından alırsanız çok rahat edersiniz.
Çok gezemedik zaman kısıtlı olduğu için. Dam Meydanı'na yakın olan Swiss Otel'de kaldım. Personel çok ilgili ve samimi. Daha önce giden çoğu arkadaşım ev kiralayıp konakladı ama ben bir gece kalacağım için otel tercih ettim.
Otel gidip bavulu odaya bırakıp kendimi sokağa attım. Yürürken esrar kokusunu çok yerde alıyorsunuz bunlar normal. :)
Magic Mushroom'lar dan aldım bir kutu tadı biraz tuhaf çok yemedim o yüzden bir şey anlamadım desem yalan olmaz.
Akşam için beyaz elbisemi spor ayakkabılarımı (malum hoplayıp zıplayacağım) giyip metro ile Amsterdam Arena yolunu tutuyorum... Herkes bembeyaz :))
Ramazan ayı içerisinde tatil yapmamayı öğrenemedim ben. Alkol almıyorum da zor oluyor sadece redbull :))
Adamlar bu işi biliyorlar. Sahne, Showlar, djler ve Martin Garrix bir muhteşem...!
Bu kız ne yaptı Ne yedi orda derseniz..
Öğlen yemeği için "Bami" yedim. kroket gibi bir şey birde burada Beyoğlu'nda ki patates kızartan dükkanlar var.
Çok renkli bir şehir. Peynirleri çok ünlü. Babam için bir minik kalıp aldım. Pancake Bakery'de mutlaka pancake yiyin derim.
Adres: Prinsengracht 191
Tel: +31 20 625 13 33
web: www.pancake.nl
Bloemenmarkt'a gidin..
I Amsterdam yazısının orda fotoğraf çektirmeden olmaz :)
Ben iki gün hatta toplam bir gün de çok gezemedim. Tekrar gideceğimden eminim..

Gezmeye gitmek konusunda gaz insanıyımdır. Sağlık sorunu yoksa kalk gidelim denmesi yeter. Programı yapar bavulu hazırlarım.
Yer : Amsterdam
Tarih : 5-6 Temmuz
Arkadaşım Mayıs ayında twitterdan yazmıştı. "5 Temmuz'da Sensation var ayarla da gidelim" diye. Hayır der miyim? :)
Uçak biletlerini, parti biletlerini aldık 5 Temmuz sabah uçağı ile soluğu Amsterdam'da aldık.
Bu şehir 2 günde gezilmez bunu anladım. En kısa sürede tekrar gelinmek üzere gidilecek yerler listesinde üst sıralarda...
Efendim.. Şehir düz. Her yere tram ile gidebiliyorsunuz. Günlük seyahat kartlarından alırsanız çok rahat edersiniz.
Çok gezemedik zaman kısıtlı olduğu için. Dam Meydanı'na yakın olan Swiss Otel'de kaldım. Personel çok ilgili ve samimi. Daha önce giden çoğu arkadaşım ev kiralayıp konakladı ama ben bir gece kalacağım için otel tercih ettim.
Otel gidip bavulu odaya bırakıp kendimi sokağa attım. Yürürken esrar kokusunu çok yerde alıyorsunuz bunlar normal. :)
Magic Mushroom'lar dan aldım bir kutu tadı biraz tuhaf çok yemedim o yüzden bir şey anlamadım desem yalan olmaz.
Akşam için beyaz elbisemi spor ayakkabılarımı (malum hoplayıp zıplayacağım) giyip metro ile Amsterdam Arena yolunu tutuyorum... Herkes bembeyaz :))
Ramazan ayı içerisinde tatil yapmamayı öğrenemedim ben. Alkol almıyorum da zor oluyor sadece redbull :))
Adamlar bu işi biliyorlar. Sahne, Showlar, djler ve Martin Garrix bir muhteşem...!
Bu kız ne yaptı Ne yedi orda derseniz..
Öğlen yemeği için "Bami" yedim. kroket gibi bir şey birde burada Beyoğlu'nda ki patates kızartan dükkanlar var.
Çok renkli bir şehir. Peynirleri çok ünlü. Babam için bir minik kalıp aldım. Pancake Bakery'de mutlaka pancake yiyin derim.
Adres: Prinsengracht 191
Tel: +31 20 625 13 33
web: www.pancake.nl
Bloemenmarkt'a gidin..
I Amsterdam yazısının orda fotoğraf çektirmeden olmaz :)
Ben iki gün hatta toplam bir gün de çok gezemedim. Tekrar gideceğimden eminim..
9 Nisan 2014 Çarşamba
Gittim, Gördüm - ROMA (Vol.2)
Tarih : Kasım 2013
"Schengen vizenin süresi dolmadan bir Italya yapalım mı?" dedim.. Gözleri parladı :)
"Uygun olacağın hafta sonunu söyle" dedim sadece...
15 Kasım - 17 Kasım'da yolcuyuz dedik.. THY çağrı merkezi ile kısa bir görüşme, tarihler, saatler seçildi. Rezervasyona gerek kalmadan biletleri alıp aradım. "Bavulu hazırla, 15 Kasım 08:15 uçağı ile gidiyoruz" dedim :)
İki hafta öncesinde yaptık bu planlamayı. Zaten 2 gün kalıp geri döneceğiz. Hem de tek başımıza, tur/rehber olmadan... Otel için iki bayan için en güvenli yer Spagna bölgesi bence. B&B Corso'da kaldık biz. Çokta memnun ayrıldık.
Biraz bildiğim İngilizce ile 7 ay önce gitmiş, Roma'nin altını üstüne getirmişim ama korkmuyorum desem yalan olur. Pasaport kontrolü en çok korktuğum yer oldu. Sorun olsa mesela ne anlatacağım polise :)))
Biz yolculuk için hazırız dedik.. Havalimanin'da buluşmak üzere sözleştik. Eniştem ablamı getirdi. Check-in işlemleri için bekliyoruz sıra bize gelince exit istedim rahat olur ayaklarımızı uzatırız diye.. Vedalaştık enişte ile pasaport kontrolünü geçip free-shop'ta turlayarak uçağa geçtik.
Rahat yolculuk, samimi ve ilgili personel ile THY bu işi gerçekten çok başarılı yapıyor..
Yan koltuğum da oturan sosyetik ablamız ile samimiyetimiz onun arkadaşı ile yakın oturmasını sağladığımızdan beri yani uçuşa başlamadan başladı :) sömestr tatilinde ilk hafta Maldivlerde kemiklerini ısıtacağını sonrasında Courchevel kayak tatili yapacağını söyledi. Vallahi saygı duydum :)
"İşte bizde abla kardeş haftasonu tatili için gidiyoruz" dedim. Etim ne? çapım ne? :p
Kaptan pilotun uçak içinde güneş gözlüğü ile artis artis dolaştığını fark ettik -ki berbat inişi ile tum karizması yerle bir oldu.. Ve sosyetik ablamızın "aayyyyy ben soyluyorum kööörrr ayol buuuu uçak içinde güneş gözlüğü ile dolaşıyor" yorumu ile Türk'lerin hepsi krize girdi.
Kazasız belasız indik alana.. Şehir merkezine giden otobüsleri biliyordum. RomaPASS'ımızı aldık (3 gün boyunca metrodan ücretsiz faydalanıyorsunuz. 2 müze için de ücretsiz giriş yapabiliyorsunuz. Colosseum için de geçerli, 16,50€ giriş ücreti ve oldukça kalabalık giriş sırası beklemeyeceksiniz) önce, sonrada otobüs biletlerimizi (1 kişi 5€ ) (RomaPASS ile 1€ indirim alıyorsunuz 4€ ödüyorsunuz) Vatican'da RomaPASS geçerli değil. Unutmayin Vatican ayri bir ülke :)
40-45dk. şehir merkezine ulaşım sürüyor. Termini'de inip metro ile İspanyol merdivenlerinin durağına çıktık. Otel yürüme mesafesinde ama Piazza Del Popolo durağı daha yakin. Biz dolaşa dolaşa gidelim istedik. Otele eşyaları bırakıp kendimizi sokağa attık.
iki gün boyunca gezmediğimiz birkaç yer kaldı onlarda bir dahaki sefere.. iki kez gidip göremediğim yer Trastevere :(
Otel önerim,
B&B Corso22
Via Del Corso 22, Spagna, 00186 Roma
Yeme - İçme,
Via del Governo Vecchio 87, 00186 Roma
(İki kez geldiğimde de gelip yemek yedim. Asla pişman olmazsınız)
Not: tam karşısında dondurmacı var çeşit çeşit yemeden çıkmayın..
Pastificio
8 Via della Croce, Rome, 00187 Roma
(Web sitesi yok, 13:00-15:00 arası açık olan her gün iki farklı makarna çıkan, plastik çatal ve plastik kaplarda enfes makarnanızı 4€'ya alıp İspanyol merdivenlerin de oturup yiyin. Şiddetle Tavsiye ediyorum)
Pompi
Via della Croce sokağında pastane.. Tiramisu cenneti.. çeşit çeşit var..
*** Aynı sokak içerisinde şarküteri de var markette. Makarna, Peynir, Nutella, Şarap alabilirsiniz..
Gidemedik ama damak zevkine güvendiğimiz yakın bir arkadaşım önermişti.
Nino
Via Borgognona 11, 00187 Roma
her iki seyahatten notlar;
* Vatican Kuleye mutlaka çıkın,
* Vatican müzesi çok büyük, ilk gittiğimde girdim ama çok sıkıcı geldi. 2.ziyarette girmedim. Sistine Chapel'i merak etmiştim :)
* Vatican Gardens ilk gittiğimde çok yağmurluydu, ikinci kez gittiğimizde de zamanımız yetmedi maalesef göremedim.
* Vaktiniz olursa hayvanat bahçesini görün..
exit candır :)
Yağmurda şemsiyeye kaynak yaptım :)
iniş kolay da çıkışı zor :p
Son gün Pastificio'dan aldığımız makarnayı yedik Havalimanına gittik... Uçağa binerken hala dondurma yediğim doğrudur.
Etiketler:
Colleseum,
Collesium,
Gittim-Gezdim-Gördüm,
İspanyol Merdivenleri,
İtalya,
la Fontana di Trevi,
Pantheon,
Pınartatilde,
Piazza del Popolo,
Pizza,
Roma,
Roma Pass,
Spagna,
Spanish steps,
Tatil,
Tiramisu,
Vatican
26 Ocak 2014 Pazar
Gittim Gördüm - KOS
Tarih : 2013 Ekim
Uzun bayram tatilinde ne yapalım? Pasaportlar hazırken vizeyi alalım kaçalım dedik.
Planda Symi ve Kos adası vardı ama Symi'ye ulaşim için feribot saatleri ve günleri değişince sadece Kos Adasına gittik.
Önemli olan aslında Seda'nın uzun süreli vize alıp süre dolmadan birde Amsterdam'a gidebilmekti. Evrakları hazırlayıp başvurumuzu yaptık. İlk Schengen başvurusu olduğu için Seda'ya 2 aylık, benim daha önceki vizelerim sebebi ile 1 Yıllık vizelerimizi kaptık.
Sadece dikkat etmemiz gereken ilk çıkış olduğu için Yunanistan'a giriş çıkış yapıyor olması idi.
Arabamıza atladık Marmaris ve Bodrum'da aldık soluğu...
Gökova Körfezi'nin manzarası muhteşem.. Marmaris'te feribot saatleri uymadığı ve Symi'ye geçemeyeceğimiz için çok kalmadık. Kız Kumu Plajına gittik. Su gerçekten çok şaşırtıcı. Yürüyoruz ama seviye aynı.
Oradan çıkıp Selimiye köyünde ki Ceri Cafe'ye gittik. Limonatası ve Tiramisu çok güzel. Kahveler Nesspresso ;)
Ceri Cafe : Selimiye Köyü / Marmaris 0 252 446 42 44
Ve Bodrummm....
Gece Yatağan yolu biraz yorucu olsa da, Bordum ışıklarını CD'de Sıla'nın Bodrumun Suları şarkısı ile görmek güzel tesadüf oldu...
Çok çok sevdiğim Yaprak orada.. Çat kapı gitsek mutlaka bir otel bulur. Yine oyle yaptık :)
Sabah'ta istikamet Kos...
Sabah poğaçalarımız alıp erkenden limana gittik. Yağmurlu Bodrum bize sürpriz yaptı ama her hali güzel ki.. Pasaport kontrolü sonrasında feribota bindik. Yağmur ve fırtına eşliğinde bir yolculukla 1 saat sonra adaya vardık. Oteli Seda bookingten bulmuştu. Çantaları bırakıp ada turuna çıktık.
Ada küçük. çok fazla gezilip görülecek yer yok. ama Begonviller her daim muhteşem... Plajları merkeze uzak otobüsler veya araç kiralayarak gidilebilir. Havanın kötü olması nedeni ile maalesef denize giremedik :(
Yürüyerek dolaşmayı seçtik. Loziya camiinin şadırvanının arkasında adaya damgasını vurmuş olan Hipokrat'ın Ağacı var. Onu inceledik. Bir İngiliz ailenin çocuğunu mincikladim ama çok tatlıydı napiiimm?
Biz gün içerisinde meydan da bulunan cafeler'i gece yemek ve tavernaya gidelim dedik. Behzat'ımın önerisi ile Caravelle Restaurant'ta yerimizi ayırttık. Şansımıza canlı müzik vardı. Gece boyu oynadık, yedik, içtim :)
Yemeklerde mezeler ve balıklar güzel. Kalamarı çok iyi dediler fakat Karaköy Akın Balık'ta ki gibi olamaz ;) Simi Karides mutlaka yenmeli demişler 4square yorumlarında ama kabuklu minik karides seven varsa tercih edebilir. Ben yedim ama pek sevemedim.
Son tatil demiştik bodrumdan ayrılırken ama öyle olmadı :)
Uzun bayram tatilinde ne yapalım? Pasaportlar hazırken vizeyi alalım kaçalım dedik.
Planda Symi ve Kos adası vardı ama Symi'ye ulaşim için feribot saatleri ve günleri değişince sadece Kos Adasına gittik.
Önemli olan aslında Seda'nın uzun süreli vize alıp süre dolmadan birde Amsterdam'a gidebilmekti. Evrakları hazırlayıp başvurumuzu yaptık. İlk Schengen başvurusu olduğu için Seda'ya 2 aylık, benim daha önceki vizelerim sebebi ile 1 Yıllık vizelerimizi kaptık.
Sadece dikkat etmemiz gereken ilk çıkış olduğu için Yunanistan'a giriş çıkış yapıyor olması idi.
Arabamıza atladık Marmaris ve Bodrum'da aldık soluğu...
Gökova Körfezi'nin manzarası muhteşem.. Marmaris'te feribot saatleri uymadığı ve Symi'ye geçemeyeceğimiz için çok kalmadık. Kız Kumu Plajına gittik. Su gerçekten çok şaşırtıcı. Yürüyoruz ama seviye aynı.
Oradan çıkıp Selimiye köyünde ki Ceri Cafe'ye gittik. Limonatası ve Tiramisu çok güzel. Kahveler Nesspresso ;)
Ceri Cafe : Selimiye Köyü / Marmaris 0 252 446 42 44
Ve Bodrummm....
Gece Yatağan yolu biraz yorucu olsa da, Bordum ışıklarını CD'de Sıla'nın Bodrumun Suları şarkısı ile görmek güzel tesadüf oldu...
Çok çok sevdiğim Yaprak orada.. Çat kapı gitsek mutlaka bir otel bulur. Yine oyle yaptık :)
Sabah'ta istikamet Kos...
Sabah poğaçalarımız alıp erkenden limana gittik. Yağmurlu Bodrum bize sürpriz yaptı ama her hali güzel ki.. Pasaport kontrolü sonrasında feribota bindik. Yağmur ve fırtına eşliğinde bir yolculukla 1 saat sonra adaya vardık. Oteli Seda bookingten bulmuştu. Çantaları bırakıp ada turuna çıktık.
Ada küçük. çok fazla gezilip görülecek yer yok. ama Begonviller her daim muhteşem... Plajları merkeze uzak otobüsler veya araç kiralayarak gidilebilir. Havanın kötü olması nedeni ile maalesef denize giremedik :(
Yürüyerek dolaşmayı seçtik. Loziya camiinin şadırvanının arkasında adaya damgasını vurmuş olan Hipokrat'ın Ağacı var. Onu inceledik. Bir İngiliz ailenin çocuğunu mincikladim ama çok tatlıydı napiiimm?
Biz gün içerisinde meydan da bulunan cafeler'i gece yemek ve tavernaya gidelim dedik. Behzat'ımın önerisi ile Caravelle Restaurant'ta yerimizi ayırttık. Şansımıza canlı müzik vardı. Gece boyu oynadık, yedik, içtim :)
Yemeklerde mezeler ve balıklar güzel. Kalamarı çok iyi dediler fakat Karaköy Akın Balık'ta ki gibi olamaz ;) Simi Karides mutlaka yenmeli demişler 4square yorumlarında ama kabuklu minik karides seven varsa tercih edebilir. Ben yedim ama pek sevemedim.
Son tatil demiştik bodrumdan ayrılırken ama öyle olmadı :)
Ceri Cafe
Kos'ta ki Minik arkadaşım
Kos Meydan
Vespa aşkım olduğu doğrudur...
Abla-Kardeş
24 Ocak 2014 Cuma
Gittim gördüm - ROMA (Vol.1)
Tarih : 2013 Nisan (23 Nisan tatili ile birleştirdik haftasonunu)
Üç kız delilik yapalım yurtdışına çıkalım dedik. Ben Nevra ve Veda..
Bireysel mi gitsek turla mı gitsek diye çelişkide kaldık garanti olsun turla gidelim dedik. Tarihleri seçtik oteli seçtik, pasaport eksiğimizi tamamladık sadece vizeler kaldı.
Ben vizeyi kendim alırım dedim. Kızlar izin alma gidip gelme zor olacak diye tur şirketinden yürütelim dediler. O kadar uğraşmamıza rağmen tur şirketi Veda'nın vizeyi alamadı :(
Tur ücretini ödediğimiz ve iade olmadığı için de Nevra ile ikimiz gittik... Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan kalkan uçak (3-4 tur şirketi bir uçak kiralıyorlar ve saat 02:00'da hava limanında olma şartı var. Uçuş saati 04:30!)
Sabahın köründe Roma'dayiz.. Klasik tur zihniyeti kısa bir şehir turu yapılıyor. Tarihi yerler anlatılıyor... Öğlen saati 13:00'civari otele gittik bitik vaziyette biraz dinlenip dışarı çıkacağız sözde! Resmen sızmışız. Uyandım saat 16:00 :)
Otel Termini bölgesinde ki 5 yıldızlı Radisson Blue Otel'di. Konfor ve kahvaltı konusunda başarılı.
Hazırlanıp çıktık sokakları dolaştık, Nevra'nın klasik ziyareti Hard Rock Cafe'yi bulduk oturduk. Dinlenip başka yerleri keşfetmek için fotoğraf makinemizi ve çantaları alıp yürümeye devam ettik.
Extra turlarda sadece Floransa Turu'na katildik. Kesinlikle her yer tarih kokuyor. Binalar, heykeller, Pinokyo'nun yapıldığı dükkan görülmesi gereken yerler..
Dondurma, pizza ve makarna cennetinde ki yiyeceklerden hangi birini anlatsam bilemedim. Benim gibi İtalyan mutfağını sevenler çatlayana kadar yiyebilirler.
Ne Yenir Ne İçilir derseniz...
Roma'da
Trattoria yazan restaurantlar da özellikle taş fırın var ise pizzaları çok güzel oluyor.
(Hesapta "Coperto/coperti " yazısı oturularak yenilen her yerde alınan bir uygulama.)
Turistik alanlarda ki yerler oldukça fazla ücret ödenecek yerler.

ski adres: Yeni adres: Doğru değil mi? Tüm düzenlemeleri göster Doğru deği
Üç kız delilik yapalım yurtdışına çıkalım dedik. Ben Nevra ve Veda..
Bireysel mi gitsek turla mı gitsek diye çelişkide kaldık garanti olsun turla gidelim dedik. Tarihleri seçtik oteli seçtik, pasaport eksiğimizi tamamladık sadece vizeler kaldı.
Ben vizeyi kendim alırım dedim. Kızlar izin alma gidip gelme zor olacak diye tur şirketinden yürütelim dediler. O kadar uğraşmamıza rağmen tur şirketi Veda'nın vizeyi alamadı :(
Tur ücretini ödediğimiz ve iade olmadığı için de Nevra ile ikimiz gittik... Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan kalkan uçak (3-4 tur şirketi bir uçak kiralıyorlar ve saat 02:00'da hava limanında olma şartı var. Uçuş saati 04:30!)
Sabahın köründe Roma'dayiz.. Klasik tur zihniyeti kısa bir şehir turu yapılıyor. Tarihi yerler anlatılıyor... Öğlen saati 13:00'civari otele gittik bitik vaziyette biraz dinlenip dışarı çıkacağız sözde! Resmen sızmışız. Uyandım saat 16:00 :)
Otel Termini bölgesinde ki 5 yıldızlı Radisson Blue Otel'di. Konfor ve kahvaltı konusunda başarılı.
Hazırlanıp çıktık sokakları dolaştık, Nevra'nın klasik ziyareti Hard Rock Cafe'yi bulduk oturduk. Dinlenip başka yerleri keşfetmek için fotoğraf makinemizi ve çantaları alıp yürümeye devam ettik.
Extra turlarda sadece Floransa Turu'na katildik. Kesinlikle her yer tarih kokuyor. Binalar, heykeller, Pinokyo'nun yapıldığı dükkan görülmesi gereken yerler..
Dondurma, pizza ve makarna cennetinde ki yiyeceklerden hangi birini anlatsam bilemedim. Benim gibi İtalyan mutfağını sevenler çatlayana kadar yiyebilirler.
Ne Yenir Ne İçilir derseniz...
Roma'da
Trattoria yazan restaurantlar da özellikle taş fırın var ise pizzaları çok güzel oluyor.
(Hesapta "Coperto/coperti " yazısı oturularak yenilen her yerde alınan bir uygulama.)
Turistik alanlarda ki yerler oldukça fazla ücret ödenecek yerler.
- Dondurma (her çeşit var ama Pantheon'un yakınında ki ve Hard Rock Cafe yolu üzerinde ki dondurmacılar çok başarılı)
- Pizza ve Makarna için önerebileceğim bir yer

ski adres: Yeni adres: Doğru değil mi? Tüm düzenlemeleri göster Doğru deği
Floransa'da
Tur rehberlerimizden biri Floransa'da yaşadığı için çok yer gösterdi bize ama çoğunu unuttum :(
Öğle yemeği için çok güzel bir restauranta götürdü
Via Roma 1/R, 50123 Firenze (FI) - ITALY
Ph.: +39 055 213896
Fax: +39 055 2691118
Gilli'de Tiramisu
4 Peynirli Pizza
Vatican Merdivenleri
Colleseum
Kahvaltı
Floransa'da ki dondurma dağı
Firenze
İspanyol Merdivenleri
|
Etiketler:
Colleseum,
Floransa,
Gittim-Gezdim-Gördüm,
İspanyol Merdivenleri,
İtalya,
la Fontana di Trevi,
Pantheon,
Pınartatilde,
Piazza del Popolo,
Pizza,
Roma,
Roma Pass,
Spagna,
Spanish steps,
Tatil,
Tiramisu,
Vatican
6 Ocak 2014 Pazartesi
Yeni...
Sadece 4 harf aslında... Ama anlamı büyük..
2 yıldır yazmıyorum.
Günler o kadar çabuk geçiyor ki... Yeni yıl da yepyeni başlangıçlarım olacak yine.
Sağlık, mutluluk ve huzur hep yanımız da olsun...
2 yıldır yazmıyorum.
Günler o kadar çabuk geçiyor ki... Yeni yıl da yepyeni başlangıçlarım olacak yine.
Sağlık, mutluluk ve huzur hep yanımız da olsun...
5 Ekim 2011 Çarşamba
Melis Baby Shower
Geçenlerde tweet atmıştım bir tane "biz 7 kızız iyi günde de kötü gündede hep birbirimizin yanındayız" diye. Okşan bu 7'liden biri. En yakın arkadaşları olarak ki bu 7'li dahilinde anne olanlara gidip tüm gün yiyip içiyoruz. en büyük eğlencemiz ise tabu :)
Okşan'dan habersiz Yelda ve Gül ile organizasyonu planladık. Laz arkadaşım Yelda tarihi kendine göre planlayıp ta gelemeyen oluyor (ama mazereti çok çok geçerliydi kabulediyoruz bu yanlışı..) Bütün süsleri Gül ile birlikte yaptık. Davetiyeleri tek tek hazırladık kestik. Son bir hafta kala ise sahiplerine verdim. iki fire dışında katılım eksiksizdi. iki sebepte hastalık olunca bişey deme şansımız yoktu. Sağlık olsunda toplanmalar yine olur.






Minik prensesimiz çok yakında aramızda olacak..
Renkli ponponları yaparken Divaların Divası Enhar'ın kulaklarını çınlattım. Ellerin boyanacak demişti bana Pembeyi yaparken sorun olmadı ama Fuşyada ellerim boyanmıştı. Oysa Martha teyzem hiç bahsetmiyor bu boyanmadan.
notlar: pipetlerdeki kelebekler, banner ve marsmallowlar martha teyzemin fikirleri. (ama tahta mandallari ben düşündüm -ki anneme soylediğimde bu devirde tahta mandalmı kaldı be deli kızım demişti)
Hediye paketlerimiz ve jelibon/bonibon kavanozlarının Enhar'ın örneklerini tırtıkladım :) (ama onları sadece çocuklar sevmiyor enhar bizde seviyoruuuuzzzz)
Okşan'dan habersiz Yelda ve Gül ile organizasyonu planladık. Laz arkadaşım Yelda tarihi kendine göre planlayıp ta gelemeyen oluyor (ama mazereti çok çok geçerliydi kabulediyoruz bu yanlışı..) Bütün süsleri Gül ile birlikte yaptık. Davetiyeleri tek tek hazırladık kestik. Son bir hafta kala ise sahiplerine verdim. iki fire dışında katılım eksiksizdi. iki sebepte hastalık olunca bişey deme şansımız yoktu. Sağlık olsunda toplanmalar yine olur.
25 Eylül Pazar sabahı erkenden kalkıp Beylikdüzü'ne geldim. Ellerimde poşetler Okşan'ın evine gittim. 15-20 dk.sonra gül geldi. ufak tefek hazırlıklar süslemeler yapacağız ya erkenden çöktük ikimiz. Erkan yani Melis'imizin babası kahvaltısını bitirip hemen kaçtı iş düşmesin diye.
Okşan'ın iş dışında ki en yakın arkadaşı Başak ile irtibat kurup onunda erkenden orda olmasını rica etmiştim. Başak ta bize parti org.çok yardımcı oldu.
Kelebek temalı bir partide tabiki hemen herşey kelebekliydi. bir tek peçeteler de kelebek yoktu. Okşan ben hallederim deyince ben hiç kelebekli peçete bakmadım. Çiçekli peçeteleri kullanırken "kelebekler de artık çiçeklere konar canııııım" dedik kahkahalarla...
Güne ait fotolara geçelim



Minik prensesimiz çok yakında aramızda olacak..
Renkli ponponları yaparken Divaların Divası Enhar'ın kulaklarını çınlattım. Ellerin boyanacak demişti bana Pembeyi yaparken sorun olmadı ama Fuşyada ellerim boyanmıştı. Oysa Martha teyzem hiç bahsetmiyor bu boyanmadan.
notlar: pipetlerdeki kelebekler, banner ve marsmallowlar martha teyzemin fikirleri. (ama tahta mandallari ben düşündüm -ki anneme soylediğimde bu devirde tahta mandalmı kaldı be deli kızım demişti)
Hediye paketlerimiz ve jelibon/bonibon kavanozlarının Enhar'ın örneklerini tırtıkladım :) (ama onları sadece çocuklar sevmiyor enhar bizde seviyoruuuuzzzz)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
7 Gece 8 Gün İtalya.. Araba ile Roma’dan Milano’ya… / I.Bölüm
Zamanında yazmadığım için şimdi tüm seyahatleri arkası arkaya yazacağım.. * Oldukça uzun bir yazı bölümlere ayırdım 7 Gece 8 Gün İtalya.....
