21 Kasım 2009 Cumartesi

Sonunda.!

3 hafta direndim ama sonunda yakalandım bende.
Şu illet grip mikrobu artık bende de var... Dün sabaha karşı sıcak bastı kalkayim dedim.. Ne mümkün ne kolumu kaldirabiliyorum ne gözlerimi açabiliyorum. Öyle bir yanıyor ki gözlerim..

Telefonu el yordamıyla bulup servisi aradım gelemiyorum demek için. Burak'ta uyandı elinde derece yarım saatte bir ölçüyor.. 37.7, 38.2.. Randevu aldık doğru hastaneye gittim. Burak ne kadar geleyim desede yeni iyileşmeye başladın ilaç yazar gelirim hemen dedim kaçtım.

Gitim 15dk.sıra bekledim
Randevu saati geçti..
Dr. Yemeğe çıktı..
13:30'a kadar bekleyecekmişim!!

dr.asistanı da "Pınar Hn.neden gecikmiş acabaaa" demezmi kinayeli kinayeli¿ Her tarafım ağrıyor, başım çatlayacak, sinirliyim oracıkta sıkacağım ümüğünü haberi yok..!

Tamam beklerim eve gidip gelemem bu halde dedim. Cafeye inebilirsiniz cevabını aldım. İnebilsem ineceğim herhalde!!! diye çıkışınca, sandalye getirelim yada bir hemşire çağırayım müşahade odasına alalım..

Bi yatağa yattım acil dr.u muayene etti. Çok ağrım, halsizlik ve öksürük olduğunu söyledim. Bir serum verelim hem halsizlik hemde ağrılarınız hafifler daha dirençli olursunuz dedi. Müşahade odasında geri dönüp yatağıma yattım.

Damar yolu açacak hemşire. Caaaarrrttt diye taktı.! bastım çığlığı tabi ki.. kan aldı serumu ayarladı. Uyumuşum.. Burak gelip uyandırdı..
1 - 1,5 saat uyudum sanırım. Serum bitince uyandırdı Burak hemşireyi de çağırmış. Dr.geldi teşhis belli. Fena halde grip. Dr. sağolsun Burak'tan sebep tanıyor artık bizi. Zaten ilk gördüğünde ben daha önce muayene etmişmiydim sizi dedi. Bende yok eşimi muayene etmiştiniz dedim hatırladı..

İlaçlarımı ve raporumu yazıp Pazartesi kontrole çağırdı. 5günlük raporu ancak 4 güne indirdim. Yatıp dinlenmezsem geçmeyeceğini tekrar tekrar söyledi.

Pazartesi görüşmek üzere vedalaştık :)

Eve gelince annemi aradım haber vermek için ama telefona cevap veren olmadı. Burak'a cevap vermiyor dedim. Aynı anda "Geliyor" dedik... Bu sefer cep telefonundan aradım "Metrobüsteyim geliyorum" dedi. Rahat dururmu hiç¿

Bir elimiz yağda diğer elimiz balda karı - koca yattık :)

Akşam yemeğinde Burak tepsisinin üzerine oturup küçük bir yanma tehlikesi atlatsada bir hasar olmadığını anladık..

Yanlız koltuktaki çorba lekesi çıktı da nevresim de ki onca deterjan,kosla oksi ve çamaşır suyun rağmen nie çıkmadı onu çözemedim..

Kıssadan hisse, en kısa zamanda geçer umarım..

19 Kasım 2009 Perşembe

Burak : "Bir misafirim var"

Burak aradı. "Bir misafirim var" dedi. "Aaa kimmiş" dedim. Telefona verdi.
Annem baskın yapmış bize.. :)

Hem merak ettiği hemde Burak'ın çok ama çok sevdiği etli yaprak sarmayı yapmak için erkenden gitmiş. Hiç üşenmez hiç.. O minicik yaprakları saatlerce saraarr saraarr...

Hep aynı diyalog

Ben......: Anne delimisin o kadar saat uğraşıyosun sarsana şunları büyük büyük..
Annem : Aaaa olurmu hiç öyle. tek lokmalık olur etli sarma. küçük parmağını geçmemeli.
Ben......: Ee hep büyük sarıyorlar ama
Annem : Heee kalpazan işi yapıyorlar. Zor geliyor uğraşması da ondan öyle sarıyorlar. Zeytinyağlı'yı da ince ince saracaksın, sırf yapmış olmak için iki parmak kalınlığında da sarmayacaksın. Neyse sen saramazsın zaten ben sarar yollarım.
Ben......: Heheee tamam olur olur :)
.
.
İşte boyutları bu kadar oluyor

17 Kasım 2009 Salı

Karantina..

Burak yine grip.. Bu sefer kesin domuz gribi.

Evde karantina durumu mevcut. Burak ve anne evde ben ise işteyim. Mecburen 2-3 gün izin alacağım gibi görünüyor.

Ya da izin almasamda bir hemşiremi yollasam eve¿ Adayları belirledim ama bir türlü hangisini şeçeceğime karar veremedim..

Yardımcı olabilirmisiniz?

1. Aday


























2. Aday


























3.Aday

























4.Aday

























Ve işinin ehli olan 5.Aday




15 Kasım 2009 Pazar

Jr. Superman'im

İki ya üç hafta önce tam 7 parça idi pakette ki tulumlar. Bu seferkiler biri anne adayına olmak üzere 3 adet :)

ama birini görünce hemen kaptım askıdan. En küçüğü 2-4 aylık olandı mecburen onu aldım ama giymek için birazcık bekleyecek..

Ama çok şekkkeeeerrrr...



Öyle değil mi¿

Jr. Superman :)

12 Kasım 2009 Perşembe

Az önce Inbox'uma düşen bir mail..

Subject 'inde "Aktivite-D ile İstanbul OYUNCAK MÜZESİ gezisi!" yazıyordu.. İstemdışı gülümsedim hemen..
Her seferinde tabelalarını görüpte gitmeyi ertelediğimi, Dilruba'nın da ballandıra ballandıra anlatmasını hatırlayarak maili hemen Teda'ya frw.ettim..
Anında cevap "Çok güzeeelllll.. Götürelim mi kızları ?"

21 Kasım'da yapılıyor organizasyon. Tiyatroda da Şeker Kral adlı oyun varmış.

Ben en çok Theo Dede ile oyuncak boyamayı istiyorum.. Bizim kızları masaya oturtur arkalarından ben de 3-4 fırça sürerim kihh kiihhh...

Sanırım hem tiyatro hem tahta oyuncaklarını boyama fikri fazlasıyla heyecanlandıracaktır onları.

Anne-Babalardan izinleri kopardık mı tamamdır :)

11 Kasım 2009 Çarşamba

Bugün Çarşamba ya..

Benim için haftasonuna az kaldı demek :)

To do list var up uzun ama nasıl ne zaman yapacağım şaşırıyorum..

Bu Cumartesi çalışıyorum ama iş çıkışı bir Eminönü turu yapmayı planlıyorum.. Kuru Khveci Mehmet Efendi'den kahve alınacaklar listesine 2kişi daha eklendi :)

Sonra çok yorulmadan karşıya geçip Burak'a bir mont bakacağız..

Yeni doğacak minişlere bişeyler bakacağım..

veee kendime 2 tane bot alacağım :) (en çok buna heves ettim :) hiç ayakkabım yokta..)

10 Kasım 2009 Salı

Ofiste Tek Başıma

Aktivite den sebep ofisdaşım Vildan yok. Tüm avrupayı geziyor.. Çorlu, Tekirdağ, Lüleburgaz, Edirne, Kırklareli.. (hep aklıma gırgıriye geliyo bu cümlede :))

Tek başıma kaldım :( müdürümde yok o da gitti onlarla..

Arada terasa çıkıp güneşte ısınıyorum elimde Ahmad Tea dolu mugla..

Yapılacak iş yok mu diyenler.. Hepsini bitirdim..!

Akşam için plan yapıyorum şimdi Teda gelecek çıtır tavuk yapacağım birde elma dilim patates siparişi verdi sultanım. Burak'ta özel soslu makarnasını yapacak..