25 Mart 2009 Çarşamba

Yavrum boncuk Ömrebedel...

Yavrum boncuktur kendisi... 2003 yılından beri tanırım hep aynı replik gündemdedir.. vazgeçmez de asla..


Bu sebeple,

O yavrum boncuk
ben küçük boncuk
Seda büyük boncuk'tur hep..

Nerden çıktı bu muhabbet¿

Kemal Sunal ve küçük oyuncu Ece Alton'un oynadığı filmin bir sahnesinden.. Ömür'ün en sevdiği filmlerden biridir..

Ufaklık evlerinde beslediği kuş ile konuşuyor..

- Boncuk ben hastalandım biliyormusun¿
- Ama artık iyi oldum.
- Karnımda acıktı.
- Seninde karnın acıkmıştır.
- Hadi al ye Yavrum Boncuk :) (elindeki kıvırcığı kuşa uzatır)

Filmin afişini aradım satın alıp Ömür'e hediye edeceğim hesapta ama bulamadım. Afiş boyutundan daha küçük ebatta resmini bulup çerçeveletip birde paketleyip dün akşam verdik hediyesini Burak'la... Çok şaşırdı ve çok çok sevindi..

- Aaaaaa aaaaa inanmmııyyoooruuummmm..
- Yaaaaaa boncuukkkk...
- Ayyy çoookk sevindiiimmm...
- Gözlerim dolduuu yaaa...

Sarıldık öpüştük... Cidden çok sevindi ama ben sevinmesine daha çok sevindim...

Yeni bir planı varmış Ömrebedel'in de.. Sevdiği filmlerin afişleri ile bir odanın duvarlarını kaplamayı düşünüyormuş. Bu süper oldu bununla başlarım dedi..

Dip not: Bu arada filmde ki sahneyi merak edenler. Youtube'den izleyebilir. 10bölüm halinde eklenmiş 10/5. part'ta bu sahne mevcut :)

23 Mart 2009 Pazartesi

6. Yıl'a başlıyorum...

Yarın 5.yıl tamamlanacak. Daha dün gibi hatırlıyorum işe görüşmesine gelişimi... Kırmızı vosvosum "Zilli" ile hemde.

Ne çabuk geçmiş yıllar...

6.yıla başlayacağım.
En çok dostluğu Doğuş'ta edindim desem yalan olmaz. Çok şey kattı bana burası. Acısıyla tatlısıyla.. 7. veya 8.yıl belki daha sonrası için de yazarım belki kısmet olursa...

Yıllık izinlerim de birikmiş :)

Kullan kullan bitmez... bi haftasının Haziran'nın ilk haftasında kullanayım Bodruma kaçalım :)

19 Mart 2009 Perşembe

Söz vermiştim ;)

Newra'ya söz vermiştim önceden kurabiye yapacağım diye. Kaç gün geçti unuttu tabii.. Biri yer biri bakar olmasın diye hem Newra hemde Okşan'a birer kutu hazırladım :)

Kutuları gösterdiğimde şaşırıp hemen açtılar. Okşan kutuyu açarken kokluyor, Newra ise çoktan açmış yemeğe başlamıştı. Bi yandan da "ooff harikaa bi daha ne zaman yapıyosun¿" demeyi de ihmal etmedi tabii..































Ps1: kutuların pdf formatını bir blogta bulup pc'ye indirmiştim ama hangisiydi hatırlamıyorum
Ps2: kurabiyenin tarifi için " cafefernando "

Dün Akşam Saat 22:00'de

2,5saat servisin içinde koltukta sabit oturmak işkence.. Uyusan boynun tutuluyor, otursan belinin ağrısından kıvranıyorsun...Bir de üzerine Batı Ataşehir'e girişte yapılan yol çalışması sebebiyle eve 20:00'de gitmek tuz biber olur...

Evi süpürüp sildim. Sonra kendimi mutfağa attım. Bugün ve Yarın için yemek hazırladım. Sonra çantamda ki kurabiye tarifi aklima geldi :)

Çikolata damlalı kakaolu kurabiye :)
(kakao olmasada olur hatta seda sever tarçınlıda güzel olur :p)
çok kolay. hazırlaması 15-20 dk. pişmesi 10 dk.

Yemesi 2 dk. :) (Burak için)
İçinde vanilyada olduğu için pişerken ev mis gibi koktu. Soğuması için telin üzerin aldığımda daha yumuşacıktı hepsi. Burak hemen geldi tabiii. Bir tane almak istedi "yumuşak buuuu" deyince "bekleyelim biraz soğusun o zaman daha güzel oluyor" dedim.. Birazcık soğuyunca tabaklarımıza alıp (TV karşısında yatar gibi oturduğu için) göbeğinin üzerine koydum tabağını. İşaret ediyor yedir diye gözleriyle. Hııımmmlaya hımmmlaya yedik kurabiyelerimizi...














Kahve - Kurabiye ikilisi sevilmezmi...¿


















18 Mart 2009 Çarşamba

Çok ciddiyim !


Baskül görmek istemiyorum bu aralar..

Yaz gelirken kilo ve ölçüler hep gündemde olurya... Benim direkt olarak manşetim de!!!


Tatile gideceğiz - bikini giyeceğim!

Ömrebedel evleniyor - bol dekolteli uçuş uçuş bir elbise giyeceğim (fazlalıklar pörtlememeli)

Tuba evleniyor - yine güzel bir elbisede o akşam giyilecek.


Offf.... acil acil çok çok aciiillll olanından fazlalıklardan kurtulmam gerek...!

3 S


Bu 3S ; Sabah Sabah Seda oluyor...



Ablam melek diyodum ya. Wallahi öyle.

Blue Topaz'lı ve Pırlanta'lı kolye ucu yaptiriyormus bana sabah mailimde örnek fotoğrafları vardı...

acayip mutlu oldum :)


Küpelerinde Burak'a aldiririm kihh kihhh :)



17 Mart 2009 Salı

İkram edilse..


Hiç hayır demem...
.
Fecii canım istedi şimdi
.
Seç beğen ye











....Tatillll....

Bugün keyfim yok...
Çalışmak için ise hevesim hiç yok...


Haziran'ın ilk haftası izinleri alalım bi Bodrum'a kaçalım diyoruz... Hem tatil, hem Yaprak'la Deniz'i görür hep birlikte gezeriz. Yaprak'ım yine uygun bir fiyat almış bize.

16 Mart 2009 Pazartesi

Cuma'dan Pazar'a

Cuma
İş çıkışı önce Kalamış Divan'da Şarap-Peynir, sonra da maç'taydık. 2.dk da Carlos'umun enfes golü ile sevindik. Formayı sırtına geçiren her tezahürata katılan (önceden ben hepsini ezberlettim tabiii) cadı yok yok evde izlemekten çok farklıymış hep gelelim dedi. Son dakikalarda gelen beraberlik ile üzüldük tabiii. Uğursuz geldin işte desekte Burak'la itiraz üstüne itiraz ben geldim 2.dakikada gol oldu bee diyede çirkinleşti :) (Bir misafirimiz daha vardı -ki uzun zamandır bi maça gidelim derdik. Kısmet o güneymiş... )
Maç çıkışı Fenerium'da Coco ile karşılaşmazmıyım... Sarıldık zıpladım ilkokul çocukları gibi. Deli işte.. Misafirimi söyleyince yengeç yengeç kenardan kaçtı tabiii.. Dur ben karşılaşmıyım ayıp olur diye :)

Yorgun argın eve gidip öylece sızmışım...


Haa unutmadan işte Fenerbahçeli Dilruba...
(Artık aksini iddaa edemezsin sanırsam.)





bizbize...



 

13 Mart 2009 Cuma

Benim ablam bir melek :)


Sabah aradim "ihtiyacı olan biri için bana mont lazim, çok pahalı olmayan ama yağmurlu havada giyilebilen cinsten olsun. Sen bulursun" dedim. "Tamam bakarım ama evde babama aldığım bedeni küçük gelen mont var değiştirmedim onu al ama olur mu ki" dedi. Beden tahmini yürüterek olur kararı aldık :)

Teda ne yaptı

> 1 dk.dan az sürede sonuca gitti...
> mağazaya gitmeden sorunu çözdü...
> melek olduğunu bir kez daha kanıtladı...


Pınar ne yaptı¿
> eve birini yolladı...
> montu aldırdı...
> sahibine teslim etti...
> Herkes mutlu oldu...


11 Mart 2009 Çarşamba

Dün...('den sonra) Bugün...



Günlerdir yağmur yağıyor. Gökyüzü koyu gri... Açık havaya aldanıp babet giysemde dün sabah, akşam yine yağmur yağdı... üşüdüm ve de ıslandım...

Dün...
















Bugün



6 Mart 2009 Cuma

İki yaka, İki farklı hava...

Anadolu yakasında 06:20'de evden çikarken her sabah beni uğurlayan sonra camdan el sallayan ve en sonunda yatağa gidip 08:30'a kadar uyuyan şekercan muson çizmelerini giymiyormusun dedi. Bende yağmur yokki dedim. Uyanınca baktım çünkü dışarı yerler kuruydu havada açıktı. (artık hava aydınlık oluyoda :) )

tam 1saat sonra Ayrupa yakasında, İstanbul'un bir ucu ve suburb olan şirkete geldiğimde yağmur başladı. 10-15 dk sonra sağnak şekilde bu yağış devam etti..

Bir şehirde iki farklı yaka, iki farklı hava
İstanbul bazen kızıyorum sana...

3 Mart 2009 Salı

Bu sabah!

Ofise gittim masamda karton bir torba. Annem bir şey göndermiş dedim açtım hemen...

Bir de ne göreyim...

Çoçukluğumun kahramanları :)

Annemin değil de Teda'nın sürprizi çıktı içinden. Cupcakeler



Sabahlara kadar oturup gözlerim kızarana kadar oynadığım, oyunu bitirince tüm ev ahalisini uyandırıp tvye baktırdığım Mario Brothers kahramanları :)



Mario Luigi olmuş ama olsun çok şeker hepsi yemeye kıyamıyorum Burak hadiii yiyelim diyor hep :(






























Ellerine sağlık ablammm